Reklam
Tarih : 2026-09-01 15:41:33

Yılmaz: Türkiye’yi terör prangasından kalıcı olarak kurtarmayı hedefliyoruz

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada yargı hizmetlerinin hızlandırılması, dijital dönüşüm, yapay zeka uygulamaları, “Terörsüz Türkiye” süreci ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yargıtay Başkanlığı’nda gerçekleştirilen 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni’nde konuşan Yılmaz, hukuk davalarında duruşmalar arasındaki sürenin zorunlu haller dışında üç ayla sınırlandırıldığını belirterek, kanun yollarında icra ve iflastan idari yargıya, ceza muhakemesinden diğer alanlara kadar hukuki güvenliği ve hak arama imkânlarını güçlendirmeye yönelik adımlar atıldığını söyledi.

Makul sürede yargılanma hakkının daha güçlü korunması amacıyla hedef süre uygulamasının istinaf aşamasına da taşındığını ifade eden Yılmaz, uzun süren dava ve soruşturmaların nedenlerinin erken aşamada tespit edilmesi ve çözüm üretilmesi amacıyla Adalet komisyonları bünyesinde “yargı hizmetlerinin etkinliği büroları” oluşturulduğunu aktardı.

Vatandaşların devam eden soruşturma ve yargılamalarda yaşanan gecikmelere ilişkin başvurularını doğrudan iletebileceği “Alo Adalet 135” sisteminin hizmete alınacağını açıklayan Yılmaz, sistemin gecikmelere ilişkin şikâyetlerin daha etkin şekilde takip edilmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Yılmaz, 2022 yılında yaklaşık 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayısının 26 bin 667’ye, toplam adalet personeli sayısının ise 61 binden 208 binin üzerine çıkarıldığını söyledi.

Hakim ve savcı yardımcılığı ile hukuk mesleklerine giriş sınavının sisteme kazandırıldığını kaydeden Yılmaz, hukuk fakültelerine girişte 100 bin başarı sırası şartının da bu yıl ilk kez uygulanmaya başlandığını ifade etti.

Yılmaz, Ulusal Yargı Ağı Projesi’nin (UYAP) her geçen yıl geliştirildiğini belirterek, adalet hizmetlerinde dijital dönüşümün yeni bir aşamaya taşındığını söyledi.

Yapay zeka destekli uygulamaların devreye alındığını belirten Yılmaz, e-duruşmanın kapsamının genişletildiğini, e-avukat uygulamasıyla savunma hakkının etkin kullanımının kolaylaştırıldığını ve adli sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin işlemlerde yapay zekâ destekli sisteme geçildiğini aktardı.

Yılmaz, yapay zekanın olumlu ve olumsuz yönlerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Elbette yapay zekadan en üst düzeyde yararlanmak durumundayız. Ama bir taraftan da bunun olabilecek olumsuz etkilerini de en alt düzeye, minimum düzeye getirmemiz lazım” dedi.

Konuşmasında terörle mücadele ve “Terörsüz Türkiye” sürecine de değinen Yılmaz, terörün yaklaşık yarım asır boyunca can kayıplarına yol açmasının yanı sıra Türkiye’nin enerjisini tükettiğini ve kalkınmanın önünde ağır bir yük oluşturduğunu söyledi.

İnsan kaybının en ağır kayıp olduğunu vurgulayan Yılmaz, Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile yapılan çalışmaya göre terörün ekonomik maliyetinin “en az 2,3 trilyon dolar” olduğunu ifade etti.

Yılmaz, “Bu kaynaklar terör yerine başka alanlara, adalete, eğitime, altyapıya, teknolojiye harcanmış olsaydı bugün nasıl bir Türkiye olurdu? Bunu da takdirlerinize bırakıyorum” diye konuştu.

Devletin mücadelesi, şehit ve gazilerin fedakârlıkları ile milletin desteği sayesinde “karanlık dönemi geride bırakacağımız tarihi bir eşiğe” ulaşıldığını belirten Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Terörsüz Türkiye” vizyonuyla terör sorununu ülke gündeminden kalıcı olarak çıkarmayı ve milli birlik ile beraberliği güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Süreçte şehitlerin hatırasının ve gazilerin hukukunun gözetileceğini belirten Yılmaz, milletin değerleri ile devletin temel niteliklerinin korunacağını ve atılan adımların hukuk devleti ilkeleri içerisinde yürütüleceğini kaydetti.

Yılmaz ayrıca TBMM’de 467 oyla kabul edildiğini belirttiği “Milli dayanışma ve bütünleşmenin güçlendirilmesine dair kanun” kapsamında geniş bir mutabakat ortaya konulduğunu söyledi.

“Meclisimiz temel konularda milletimizin kendi iradesiyle sorun çözebileceğimizi bir kez daha göstermiş oldu” diyen Yılmaz, tüm siyasi parti gruplarına ve milletvekillerine teşekkür etti.

Yılmaz, kanunda öngörülen ilk aşamanın “teyit ve tespit” olduğunu belirterek, sahada silahların bırakılması ve örgütsel yapıların tasfiye edilmesi süreçlerinin ilgili kurumlar tarafından takip edileceğini söyledi.

Süreci takip etmek üzere kendi başkanlığında ilgili kurumların yer aldığı bir kurul oluşturulduğunu aktaran Yılmaz, kurulda Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Milli Savunma bakanlarının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri’nin bulunduğunu ifade etti.

İlk toplantının gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, dört alt kurul oluşturulmasına karar verildiğini ve bunlardan birinin “adli ve hukuki işler koordinasyon alt kurulu” olduğunu söyledi.

Yılmaz, sürecin iki aşamalı olduğunu belirterek, ilk aşamanın silahların bırakılması ve örgütün uzantılarıyla birlikte kendisini feshetmesi olduğunu ifade etti. Bu sürecin sahada ilgili kurumlar tarafından tespit edilmesi ve Millî Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesinin ardından hukuki süreçlerin gündeme gelebileceğini belirtti.

“Bu olmadan diğer maddeler zaten yürürlüğe girmiyor” diyen Yılmaz, ilk aşamanın tamamlanmasının ardından sürecin daha çok yargı ve hukukun konusu olacağını söyledi.

Sosyal uyum konusunda da ayrı bir alt kurul oluşturulduğunu belirten Yılmaz, Adalet Bakanlığı koordinasyonunda çalışmaların şimdiden başladığını aktardı.

Yılmaz, “Terörsüz Türkiye” vizyonunun yanı sıra “terörsüz bölge” hedefiyle hareket ettiklerini belirterek, Suriye’deki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini söyledi.

Türkiye’nin komşularının birlik ve beraberlik içerisinde, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini koruduğu bir bölgesel ortamı savunduğunu ifade eden Yılmaz, Suriye’de kapsayıcı bir yönetimden yana olduklarını belirtti.

Yılmaz, “Arabıyla, Kürdüyle, Türkmeniyle, Alevisiyle, Nusayrisiyle, Sünnisiyle kim varsa Müslümanıyla gayrimüslimiyle oradaki tüm vatandaşlarını kucaklayan bir Suriye devletinden, yönetiminden yanayız” dedi.

Bölgede etnik ve mezhebi kimlikler üzerinden çatışmalar oluşturulduğunu savunan Yılmaz, Türkiye’nin yaklaşımının bu tür girişimleri boşa çıkarmak ve bölgenin kaynaklarının bölge halkına fayda sağlayacak şekilde değerlendirilmesini sağlamak olduğunu söyledi.

30 Ağustos Zafer Bayramı’na da değinen Yılmaz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, Birinci Meclis üyeleri ve Kurtuluş Savaşı’nda mücadele eden millete şükranlarını sundu.

Yılmaz, yeni adli yılın vatandaşların adalete duyduğu güveni güçlendirmesini ve Türkiye’nin hukuk yolculuğunda yeni kazanımlar sağlamasını temenni etti.

Konuşmasının sonunda yargı mensupları ve adalet camiasının tüm paydaşlarına teşekkür eden Yılmaz, 2026-2027 adli yılının hayırlı olmasını diledi.

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 Galata Haber Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.